Binlerce dolar değerindeki kataloglar - sadece spink müzayede kataloglarının tanesi 40 sterlin değerinde.
Bu büyük arşive sahip olmak, elinizin altında bulunması bile ayrıcalıktır.

İsterseniz Banka Havalesi İsterseniz Kapıdan Ödeme
Yurtiçi Kargo - Aras Kargo - MNG Kargo - Sürat Kargo - PTT Kargo
1 Günde Teslim

OSMANLI VE TÜRK PARALARI KATALOĞU - KAĞIT METAL 1 Adet DVD + 130 ADET Müzayede Kataloğu 25 TL
ANTİK DONEME AİT PARA KATALOGU - YUNAN ROMA BİZANS 1 Adet DVD + 130 ADET Müzayede Kataloğu 25 TL
TÜRK,OSMANLI VE DÜNYA ÜLKELERİ PUL KATALOĞU 1 Adet DVD + 130 ADET Müzayede Kataloğu 25 TL
BÜTÜN ÜLKELER METAL PARALARI KATALOĞU 1601/2000 1 Adet DVD + 130 ADET Müzayede Kataloğu 25 TL
BÜTÜN ÜLKELER KAĞIT PARALARI KATALOĞU 1961/2001 1 Adet DVD + 130 ADET Müzayede Kataloğu 25 TL
KATALOGLARIN HEPSİNİ SATIN ALMAK İSTİYORSANIZ

5 Adet DVD Bütün Kataloglar +
130 Adet Müzayede Kataloğu +
Değerli Tahvil Bono Obligasyon Kataloğu +
Kargo parası yok.

80 TL

PTT KARGO KAPIDAN ÖDEME

0531 - 74 444 74   - 12:00-20:00 - Murat Terzi

Katalog Spariş Başvuru Formu

Adınız Soyadınız :

E-posta Adresiniz :

Bulunduğunuz Şehir :

Telefon Numaranız :

SATIN ALMAK ISTEDİĞİNİZ KATALOG

KARGO ADRESINIZ:

seo yapilir

seo master reklam

BARIŞ MANÇO'NUN  SPİKER'E VERDİĞİ CEVAP

Eskiden Üzerimizde taşıdığımız paralarda kendi öz tarihimizle ilgili bilgiler bulurduk.Mevlana'dan, F.Sultan MEHMET'e kadar.....

Neden bilmiyorum ama Şuan eskisine nazaran bu tür bilgiler çok fazla yok, tekrar eskisi gibi olsa çok çok iyi olur açıkcası....

Hatta bu konuda Barış MANÇO'nun Türkleri tanımayanlara, Türkleri tanıtmak için mükemmel ötesi bir anısı vardır.Paralara bakmaya geçmeden önce bu yazıyı mutlaka okuyun...

Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur... Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir... Sürekli, "İşte Türk, yani barbar, vahşi vs..." demektedir... Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yanınızda kâğıt para var mı?" diye sorar! Bu soruya spiker şaşırır ve "evet var ama n'olacak" der... Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır... Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir... Bu şarkının bir bölümü şöyledir:
"Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan"... (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992)
Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir...
Barış Manço spikere sorar: "Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?" Spiker: "General......." Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır, "General.......", "Amiral...........", "Komutan............." Spikerin bu "Falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır... Spikere derki:
"Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur. Şairdir... Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür... Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür... Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. "Yurtta barış, dünyada barış" diyen kişidir... Bizim paralarımız bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına "şairlerimizin", "düşünürlerimizin", "bilim adamalarımızın" fotoğraflarını bastık... Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!" der...
Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri oradan kovarlar, başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler, proğrama böylece devam edilir...
Barış Manço konser sırasında (Açıkhava Tiyatrosu-Denizli) bu olayı anlattıktan sonra seyircilere "Bunu televizyonda (TRT) söylemek istiyorum ama 'Fransa ile ikili ilişkilerimiz bozulur' gerekcesiyle söyletmiyorlar" dedi...
Barış Manço "Pat ani soruya küt ani cevap" verebilmesiyle ünlü, müthiş zeki bir TÜRK!... Fransızlara ağızlarının payını ne güzel vermiş değil mi?... O hakaretlerini yırtık bir paçavra gibi nasıl da zekice suratlarına geri fırlatmış değil mi?... Evrenselliğinin yanında milliyetciliğinin de doruklarında bir insan olan Barış Manço, acaba ömrü yetseydi ve Cumhurbaşkanı olsaydı, -bu verdiğim örneği göz önünde bulundurarak düşünelim- abcaba Türkiye Cumhuriyeti gene bugünkü gibi Avrupa'dan ve İMF'den hala para dileniyor olur muydu acaba?... ASLA!... Barış Manço'nun asaleti buna izin vermez... Barış Manço zaten bu konuda "8 şımarık Avrupa ülkesi" dediği Avrupa Birliği'ne girme taraftarı da değildi... "Bütün Afrika bize ağbi gözüyle bakıyor, Türki Cumhuriyetleri de bizi bekliyor" diyerek, gönlünden geçeni de söylemişti zaten... Çıktığı Afrika turnesinde bu izlenimi edinmişti... Türkmenistan da kendisine "Vatandaşlık" vermiş ve Türknmenistan'da kuracakları bir üniversiteye "Barış Manço Üniversitesi" adını vermeyi planlamışlardı ama ölümü ile bütün bunlar aylakta kaldı... Japonya ile olan ilişkisi de herkesce malum...
İşte biz maalesef şu anda Barış Manço'nun "8 şımarık Avrupa ülkesi" dediği ve Fransa'nın da içinde bulunduğu AB'nin kapıkulu durumundayız, işin daha kötü tarafı da bunlara Barış Manço gibi "Siz de kim oluyorsunuz" diyecek bir "Adam" yok!...
Bu boyun bükmemek işi işe yarıyor mu yaramıyor mu? Bu da önemli bir konu... Barış Manço'nun bu cevabı sonucunda Barış Manço'nun Fransa ile ikili ilişkileri bozulmuş mudur?... Yoo!... Tam tersi olmuştur... Bu olaydan 4-5 sene sonra "Dünyada sanata ve barışa" katkısı olan insanlara verilen "Şövalye" ünvanını vermiştir Fransa Barış Manço'ya!... Evet aynen böyledir... Belçika gibi Fransa da Barış Manço'ya "Şövalya" ünvanı vermiştir...
İktidardaki partiler AB'ye "Asıl siz................." deseler, bilelimki ertesi gün bize "Avrupa Birliği Üyesi / ünvanı" (üyeliği) verecekler... Fakat bunu anlayabilecek ve yapabilecek çapta-asalette bir babayiğit lazım... Var mı?... Ben "Sağ"ıma bakıyorum göremiyorum, "Sol"uma bakıyorum gene göremiyorum...
"Avrupa'ya girmekle" "Avrupa Birliği"ne teslim olmak" arasındaki farkı anlayamayan veya "AB ile ikili ilişkilerimiz bozulur" korkusuyla ses etmeyen bu iktidar ve bundan sonra iş başına gelecek iktidarlar, az önce anlattığım Barış Manço"nun Fransızlarla diyaloğunu iyi anlamalıdır... Milliyetcilik ve "dış politika" böyle yapılır...



Osmanli'dan




Kaime
Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk banknotlar idari, sosyal ve yasal reformların gündeme geldiği tanzimat döneminde tedavüle çıkarılmıştır.

Banknotlar bu dönemde esas olarak reformların finanse edilmesi amacıyla basılmıştır.
İlk Osmanlı banknotları Abdülmecit tarafından 1840 yılında “Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere” adıyla, bugünkü dille “Para Yerine Geçen Kağıt”, bir anlamda para olmaktan çok faiz getirili borç senedi veya hazine bonosu niteliğinde olmak üzere çıkarılmıştır. Bu paralar matbaa baskısı olmayıp, elle yapılmış ve her birine de resmi mühür basılmıştır. Kaimelerin zaman içerisinde taklidinin kolayca yapılması ve kağıt paraya olan güvenin azalması nedeniyle 1842 yılından itibaren matbaada bastırılmasına başlanarak, el
yapımı olanlarla değişimi sağlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda 1862 yılına kadar çeşitli şekil ve miktarlarda kaime ihraç edilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nda, 1856 yılında İngiliz sermayesi ile kurulan Osmanlı Bankası “Bank-ı Osmani”,1863 yılında Fransız ve İngiliz ortaklığında “Bank-ı Osmanii Şahane” adıyla bir devlet bankası niteliğini kazanmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun sık sık Avrupa piyasalarından borçlanmak zorunda kaldığı dönemlerde İngiltere ve Fransa, devletten ziyade, kendi idaresi altındaki bu bankaya güven
duymuş ve mali ilişkilerini bu banka kanalıyla yürütmeyi tercih etmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu, Osmanlı Bankası’na hükümetin hiç bir biçimde kağıt para basmayacağı ve başka bir kuruma da bastırmayacağı taahhüdünde bulunarak, 30 yıl süre ile kağıt para ihracı imtiyazını vermiştir.
Osmanlı Bankası ilk olarak 1863 yılında, istendiğinde altına çevrilmek üzere, Maliye Nezareti ve kendi mühürlerini taşıyan banknotları tedavüle çıkarmış, 1863-1914 yılları arasında da çeşitli şekil ve miktarlarda banknot ihraç etmiştir.
Yukarıda belirtilen taahhüt verilmekle birlikte, Osmanlı yönetimi Osmanlı Bankası ile anlaşarak, halk arasında “93 Harbi” olarak bilinen 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, savaş masraflarını karşılayabilmek amacıyla kaime ihraç etmiştir.
Kaimeler, 30 Mart 1915 yılında çıkarılan bir kanunla “Evrak-ı Nakdiye”ye dönüştürülmüştür. Kuruluş yıllarında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin kendine ait madeni ve kağıt paraları olmadığından 1927 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu döneminden devren kalan madeni paralarla “Evrak-ı Nakdiye”ler tedavülde kalmıştır.


Tahvil Klişeleri
Devlet tahvillerinin baskısında kullanılan orijinal taş baskı kalıplarından bazıları ile tahvil klişeleri sergilenmektedir.


Birinci Emisyon (E1) Grubu Banknotlar
Dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda başkanlığındaki komisyon 9 aylık bir çalışma sonunda 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 liralık kupürlerden oluşan Birinci Emisyon Grubu banknotların basılması kararını almış ve basım işi, bir İngiliz firması olan Thomas De La Rue’ya verilmiştir. Bu banknotlar, filigranlı kağıtlara kabartma olarak basılmıştır.
Bu emisyon grubundaki banknotlar 1 Kasım 1928 Harf Devrimi’nden önce bastırıldığı için ana metinleri eski yazı Türkçe, kupür değerleri ise Fransızca olarak yazılmıştır.
İlk Türkiye Cumhuriyeti banknotları olan Birinci Emisyon Grubu banknotlar 5 Aralık 1927 tarihinde dolaşıma çıkarılmıştır. Tedavülde bulunan mevcut evrak-ı nakdiyeler ise, 4 Aralık 1927 tarihinden itibaren dolaşımdan çekilerek 4 Eylül 1928 tarihinde değerlerini yitirmişlerdir.



İkinci Emisyon (E2) Grubu Banknotlar
Cumhuriyet Yönetiminin, banknot ihracı imtiyazının, kurulacak bir milli bankaya verilmesi konusundaki kararlılığı çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kurulması kabul edilmiştir. Banka, gerekli hazırlıklar tamamlanarak 3 Ekim 1931 tarihinde faaliyete geçirilmiş ve banknot ihracı imtiyazı münhasıran Merkez Bankası’na verilmiştir.
Latin alfabesi ile hazırlanmış yeni banknotlar, 50 Kuruş, 1, 21/2, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk Liralık olmak üzere 9 farklı değerde ve 11 tertipten oluşmaktadır. Söz konusu banknotlardan 50 Kuruşluk Almanya’da, diğerleri ise İngiltere’de bastırılmıştır.




Üçüncü Emisyon (E3) Grubu Banknotlar
Tamamı İnönü portreli olarak bastırılan Üçüncü Emisyon Grubu banknotlar, 1942-1947 yılları arasında dolaşıma çıkarılmış olup, 2,50, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk Liralık kupürlerden oluşan 6 farklı değerde, 7 tertip olarak İngiltere, Almanya ve Amerika’da bastırılmıştır.



Dördüncü Emisyon (E4) Grubu Banknotlar
Yedi emisyon grubu içinde en az farklı değerde banknotu ve tertibi bulunan Dördüncü Emisyon Grubu banknotlar 10 ve 100 Türk Liralık kupürlerden oluşan 2 farklı değerde, 3 tertip olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde bastırılmıştır. 1947 ve 1948 yıllarında dolaşıma çıkarılan bu emisyon grubu banknotların tamamı İnönü portreli olarak bastırılmıştır.




Beşinci Emisyon (E5) Grubu Banknotlar
Beşinci Emisyon Grubu banknotlar, 2,50, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk Liralık kupürlerden oluşan 7 farklı değerde, 32 tertip olarak basılmış ve 1951-1971 yılları arasında dolaşıma çıkarılmıştır.
eşinci Emisyon Grubu banknotların bir kısmı İngiltere’de, bir kısmı da ülkemizde basılmıştır. Halk arasında “Mor Binlik” olarak adlandırılan 1.000 Türk Liralık banknot da bu emisyon grubu içinde yer almaktadır.
Dolaşıma verilen banknotlar 1958 yılında Banknot Matbaası kuruluncaya kadar Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere veya Almanya’da bastırılmış olup, Banknot Matbaası’nda basılan ilk banknot Beşinci Emisyon Grubu III. Tertip 100 Türk Liralık banknottur.



Altıncı Emisyon (E6) Grubu Banknotlar
Altıncı Emisyon Grubu banknotlar 5, 10, 20, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk Liralık olmak üzere 7 farklı değerde, 18 tertipten oluşmakta olup, 1966-1983 yılları arasında dolaşıma çıkarılmıştır. Bu banknotlardan I. Tertip 20 Türk Lirası İngiltere’de, diğerleri ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Banknot Matbaası’nda basılmıştır.



Yedinci Emisyon (E7) Grubu Banknotlar
1979 yılından itibaren dolaşıma verilmeye başlanan Yedinci Emisyon Grubu banknotlar 2002 yılı itibariyle; 10, 100, 500, 1.000, 5.000, 10.000, 20.000, 50.000, 100.000, 250.000, 500.000, 1.000.000, 5.000.000, 10.000.000 ve 20.000.000 Türk Liralık olmak üzere 15 farklı değerde, 36 tertipten oluşmakta olup, banknotların tamamı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Banknot Matbaası’nda basılmıştır.
E7 Emisyon Grubu banknotlar 01.01.2006 tarihinde tedavülden kaldırılmış olup 10 yıllık zaman aşımı süreleri sonunda da değerlerini yitirecektir.



Altın
Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi altınlarından bazıları ile bazı yabancı ülkelere ait altınlardan örnekler sergilenmektedir.




Evrak-ı Nakdiye
Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Bankası hükümetin avans ve banknot ihraç isteğini geri çevirmiştir. Bu anlaşmazlık, Banka’nın savaş döneminde banknot ihraç ayrıcalığını kullanmayacağını açıklaması üzerine giderilmiş ve Osmanlı yönetimi, 1915 yılından itibaren altın ve Alman hazine bonolarını karşılık göstererek dört yıl boyunca, yedi tertipte toplam 160 milyon liranın üzerinde banknot çıkarmıştır. Bu banknotlar “evrak-ı nakdiye” adı altında Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal etmiştir.



Osmanlı Devleti döneminde yurt içinde ve yurt dışında,
iç ve dış borçlanma ile finanse edilerek yapımı gerçekleştirilen
Haydarpaşa Limanı Anonim Şirketi ile Anadolu Demiryolu Anonim Şirketinin
bütün hak ve imtiyazları, 10 Aralık 1928 tarihinde yapılan mukavelename ile Türkiye Cumhuriyeti
Hükümetince satın alınmıştır.
Ancak, Deutsche Bank gerek kendisinin gerekse bazı hisse sahiplerinin
mümessili sıfatıyla anılan imtiyazları satmaktan çekinmiştir.
Buna karşılık Zürih’te bulunan ve halihazırda tasfiye edilmiş olan Şark Demiryolları Bankası zaman içinde sahibi bulunduğu tahvil ve hisse senetlerini Türk Hükümetine taksitle satmıştır. Bu suretle, T.C. Hükümeti en büyük hissedar sıfatını kazanarak hamillerle karşı karşıya kalmış ve satın alma mukavelenamesi uyarınca 2001 yılına kadar anılan şirketlerin tahvil ve hisse senetlerinin anapara ve faizlerinin ödenmesini taahhüt etmiş bulunmaktadır.
Anılan şirketlerin tasfiye işlemleri 2004 yılında borçlanmanın ödenmesi ile tamamlanmıştır.

eskiparalar
2008 ®





Ana Sayfa

seo yapilir

seo master reklam